MUHAMMED ALİ

No Comments

Cassius Marcellus Clay nam-ı diğer Muhammed Ali…

Ben en büyüğüm, kelebek gibi uçar arı gibi sokarım şeklinde iddali ve ironik sözleri, maç anındaki hareketli hali, dövüşürken dans edercesine ringi inletmesi ve navaktları ile ünlü Müslüman boksördü.

Araştırmalara konu olan bir tekniği vardı. Birçok insan onun maçları için sabaha karşı uyanır ve birkaç dakika süren altın yumrukları izler, galibiyeti ile mutlu olurlardı. Hayranlık duyulacak bir özgüvene ve mücadeleci ruha sahipti. Amerika’da savaş karşıtı eylem yapmış olması, ülkeler arası ara bulucu rolü üstlenmesi ve Müslüman olması itibarı ile de Türk halkı tarafından da bir dönem çok fazla sevilmiş ve takip edilmişti.

Boks sporunda ‘’ trash talk ‘’ yani: rakibin moralini bozmak için laf atma eylemini en başarılı şekilde gerçekleştiren sporculardandır.

O, tüm zamanların en iyi ağır sıklet boksörüydü.

17 Haziran 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu. O dönem, ülke için oldukça zor bir dönemdi. Irkçılık gitgide büyüyordu. Fakir bir ailede dünyaya gelmişti. Yol parası bile olmadığı için otobüslerin yanından koşarak giderdi. O;bu durumu ‘’ kondisyonumu koruyorum’’ olarak açıklardı.

12 yaşındayken arkadaşı ile bir panayıra gitmişti. Orda bisikleti çalınınca, boks salonunda bulunan polise şikâyet etmek için gittiği ortamdan çok etkilenmiş ve böylelikle boks hayatı başlamıştı. Amatör olarak 170 – 180 arası maça çıkmış ve yaklaşık olarak 160 tanesini kazanmıştı.

1960 yılında Roma Olimpiyatlarında ‘’ altın madalya ‘’ kazanarak ilk profesyonel deneyimini yaşamış ve rüyasını gerçekleştirmişti. Fakat kazandığı bu madalyayı, gittiği bir restaurantta zenci olduğu için tartışma çıkması sonucu nehre atmıştı. Bu madalya ile 1960 sonrası boksta, Muhammed Ali dönemi olarak alınmaya başlamıştı. Dövüşler başlıyor ve birçoğu kısa sürede nakavt ile sonuçlanıyordu.

1964 yılında Sonny Liston ile yapacağı karşılaşma öncesi Liston’u ilk önce psikolojik ( trash talk )olarak çökertmiş daha sonra ise ilk raundun ilk dakikasında, Liston kendini yerde bulmuştu. Bu galibiyet Ali’ye Dünya şampiyonluğunu kazandırmıştı. Bu olaydan hemen sonra ise İslam dinine geçerek Müslüman oldu.

Başarılı bir kariyer sürdürürken 1967 -1970 yılları arasında boksa istemeden ara vermek zorunda kalmıştır. Savaşa çağırılırmış; fakat ‘’ Vietnamlılar bana hiç kötülük yapmadılar, ırkçılık beslemediler onlarla niye savaşayım’’ diyerek Vietnam savaşına katılmadığı için hem para hem de hapis cezasına çarptırılmıştır. Lisansı ve pasaportu elinden alınmıştır. O dönem ciddi maddi sıkıntılar yaşamış ve iflasını açıklamıştır. Yakınlarının desteği ile tekrar toparlanıp dosyasını temyiz götürmüş ve kazanmıştır. Büyük bir psikolojik ve maddi savaştan çıkıp hemen ringlere dönmüştür. Fakat ciddi hasarlar aldığı için; Joe Frazier ile 1971 yılında yaptığı maçta ilk profesyonel yenilgisini yaşamıştır. Aynı zamanda Ken Norton’a da yenilince kariyeri ile ilgili dedikodular dolaşmaya başladı. Ama kimse onun içindeki azmi ve hırsı tahmin bile edemezdi. Çok çalıştı ve kaybettiği iki maçında rövanşını aldı.

Hızlı yükselişi tekrar başlamıştı.1974 yılında George Feroman ile maç ayarlandı. Feroman bahislerde Ali’ye büyük bir fark atmıştı. Muhammed Ali kaybettiği ünvanını tekrar almak için çok çalışmıştı. Antrenörü karşılaşma öncesi öyle bir konuşma yapmıştı ki sonucun galibiyet olması kaçınılmazdı. O sözler şunlardı:

Dans et Şampiyon! işsizler için dans et. Kimsesiz çocuklar için salla yumruklarını… Ayyaşlar için, yoksulluktan ölen insanlar için dans et. Hava limanında, otobüs duraklarında, sokaklarda yerleri süpüren küçük insanlar için salla yumruklarını. Bu ring ikinize fazla, bitir işini… DANS ET ŞAMPİYON

 

Bunun üzerine Feroman’ı farklı bir taktikle nakavt etmeyi başarmış ve ünvanını geri almıştı.1978’de boksu şampiyon olarak bıraktı. Profesyonel olarak 59 maç yaptı ve sadece 3’ünü kaybetti. Fakat daha sonra o 3 maçında rövanşını aldı.1984 yılında Parkinson hastalığına yakalandı ve boks yaşamı tamamen sonlandı.

 

Derin ahlakı, zekâsı, enerjisi, tavizsiz inatçılığı, neşesi, çocuksuluğu ile milyonlara ilham verdi.

“Ben en iyisiyim. bunu gözlerimle görmeden önce de soyluyordum. Sakin bana su isi yapamazsın demeyin. Olanaksız olduğunu anlatmayın. en iyisi olmadığımı söylemeyin. Ben en iyinin de iyisiyim” sözleri ile hafızalara kazındı.

Nafiz Başaran Boks Okulu'nda boks dersi almak için randevu alın !

Sağlıklı Yaşam için Boks

Sağlıklı ve hızlı şekilde eğlenceli bir ders ritmi ile boks yapmanın keyfine varın,kendinizi sıkmadan spor yapın.

Eğitim Videolarımızı izlemek için tıklayın..

No Comments
 

Yorum Yapın