Türkçesi ‘’ özümleme’’ olan, yaşayan bir organizmanın altyapısıdır. Anabolizma ve katabolizma metabolizmamızın bileşenlerini oluşturarak, bizlere sağlıklı bir vücut dengesi sunmaktadır. Yani Anabolizma + Katabolizma = Metabolizma demektir. Bu iki bileşen bir ‘’yapım ve yıkım’’ döngüsü olarak düşünülmektedir. Anabolizma: enerjiyi kullanarak oluşan kimyasal süreçler ve tepkimelerdir. Vücut yaşı gençken daha aktif olarak çalışır. Yapım aşamasını oluşturur. Katabolizma ise: enerji olarak zengin, büyük molekülleri daha küçük parçalara ayrıştırır ve yıkım aşamasıdır. Vücut yaşı ilerlediğinde aktif olarak çalışır.

Vücuttaki tüm bu aşamalar: değişim, dönüşüm, tazelenme mevsimler gibidir. Bedenimizin
de mevsimleri vardır. Bitkiler, hayvanlar, insanlar yani tüm canlı organizmalar; fotosentez,
sindirim, solunum, özümleme yaparak metabolizmamızı oluşturmaktadır. Bu aşamalar madde ile enerji arasında gerçekleşen spesifik döngüler; canlının büyümesini, gelişmesini, dokuların yenilemesini, kasların hareketini, üremesini yani tüm yaşamsal fonksiyonlarını sürdürmesini sağlamaktadır.

Bazal Metabolizma ve Metabolizma Hızı

Vücut fonksiyonlarının sağlanabilmesi için gerek duyulan enerji miktarı; bazal metabolizmadır.Metabolizma hızının belirleyicisidir.Kişinin yaşına,kilosuna,vücut tipine,cinsiyetine ve bir çok yaşamasal faaliyetlerine göre değişir.Fiziksel bir performans dışında ; yani uyurken,dinlenirken iç organlarımızın aktif olabilmesi için tüketilen enerji ve harcanan kalori miktarıdır.Gün içindeki harcanan kalorinin % 60 ile % 70’ini oluşturur..

Bazal metabolizma vücut çeşitliliğine göre değişim göstermektedir.

Bunlar:

1.Vücudun genetik yapısı ( kalıtsal metabolizma hızı)

2.Yaş ( ilerledikçe metabolizma hızı yavaşlar)

3.Cinsiyet ( kadın ve erkekteki kas,yağ miktarı değişmektedir)

4.Diyet ( metabolizmanın dengesini bozan sağlıksız kilo alıp verme)

5.Egzersiz ( kas gelişimi ve kilo kaybı )

Metabolizma hızı: vücudumuzun tükettiği besinleri, enerjiye çevirme ve bu enerjiyi kalori
olarak yakma potansiyelini ifade eder. Yani ‘’ besinleri yakma hızı ‘’ metabolizma hızıdır. Kişinin günlük hareket alışkanlığı, yemek alışkanlığı, psikolojik etkenler gibi farklı ve muhtemelen statik olmayan bileşenlerden oluşan, gündelik yaşamı doğrudan etkileyen bir hızdır. Bununla paralel olarak bazal metabolizma kilo vermek isteyen bir kişinin ne kadar zayıflayabileceğini belirleyen bir etkendir.

ABD’li beslenme uzmanı Diane Kress’e göre : ‘’ kilo sorunu yaşayan insanların yüzde
50’si “metabolik sendrom”a sahip. Metabolik sendrom, kan şekeri seviyesinin dengesiz
olarak yükselip düşmesine yol açarak iştahın kontrolden çıkmasına yol açıyor. Normal bir
metabolizmaya sahip olan kişi örneğin bir sandviç yediğinde 4-5 saatlik bir süre için kendisini halen enerji hisseder. Ancak metabolik sendromu olan bir kişi sadece bir saat sonra kendisini tekrar yeme isteğiyle karşı karşıya bulabilir. Metabolizma Mucizesi ise yalnızca birkaç gün içinde kendinizi daha iyi hissetmenizi ve çok daha sağlıklı görünmenizi sağlayabilir .’’

Peki, Metabolizma Neden Önemli?

1.Hayati fonksiyonlarımızı denetliyor ve tükettiğimiz besinlerin yakılmasını ve süzülmesini
sağlıyor.

2.Hücrelerimizi yeniliyor, protein üretiyor ve bu da kaslarımızın oluşup, hareket edip
güçlenmesini sağlıyor.

3. Vücudumuzun ısısını stabil tutup, yağ dokusunun ölçüsünü denetliyor.

Yaş büyüdükçe aynı oranda metabolizma hızı düşmektedir. Düşük metabolizma hızının
zararlarını ortadan kaldırmak için düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve kaliteli yaşam
koşullarını unutmadan, eksiz olarak gerçekleştirmeliyiz.